MALAZGİRT´TE ZAFER COŞKUSU
Malazgirt kutlamalarında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Malazgirt, öncesine baktığımızda Mekke, Kudüs demektir; sonrasına baktığımızda Bursa, Edirne, İstanbul, Rumeli, tüm Balkanlar demektir"
Tarih: 26.8.2018 23:35:08/ 279okunma / 0yorum

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Malazgirt ruhunu unutursak ne öncemiz kalır ne sonramız. Biz, Malazgirt´te sadece bir zafer kazanmakla kalmadık. Biz Malazgirt´te aynı zamanda millet olduğumuzu hem de nasıl bir millet olduğumuzu cümle aleme ilan ettik" dedi.

                Malazgirt Zaferi´nin 947´inci yıldönümü törenle kutlandı. Malazgirt Milli Park´ta düzenlenen törende konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, "Bizans varsa, Malazgirt ruhu da vardır, hamdolsun ayaktadır. Vatanı ne pahasına olursa olsun koruyacağız" sözlerine yer verdi.

´Malazgirt, yankıları hala devam eden haç ile hilalin çatışmasına, hak ile batılın çarpışmasına sahne olmuştur´

                Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Türk tarihinde eşsiz bir yeri, emsalsiz bir önemi olan Malazgirt Zaferi´nin 947´nci yıl dönümünde burada olmaktan, sizlere hitap etmekten büyük bir kıvanç duyuyorum” diyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü, "Sözlerimin başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. 26 Ağustos 1071´de sıradan iki ordu, sıradan iki devlet tesadüf eseri muharebe ve mücadeleye girişmemiştir. Bu ovada iki ayrı dünya, iki ayrı medeniyet, iki ayrı stratejik hedef tarihin akışı içinde kaçınılmaz bir şekilde karşı karşıya gelmişlerdir. Malazgirt, yankıları hala devam eden haç ile hilalin çatışmasına, hak ile batılın çarpışmasına sahne olmuştur. 947 yıl önce, bir yanda karanlık ve köhne Bizans, diğer yanda tarihsel haklarını, varoluş haysiyetini kutlu bir müdafaa ruhuyla canlı tutan Büyük Selçuklu Devleti karşılıklı olarak mevzilenmişlerdi. Anadolu toprakları istila ve işgalden yorulmuş, asıl ve hak eden sahiplerini hasretle beklemeye koyulmuştu. Nitekim Malazgirt Zaferi tarihin rotasını temelden değiştirdi. Aynı şekilde beşeriyetin kaderini ve karar dinamiklerini derinden etkiledi. Türk milletinin yurt tutma arzu ve arayışı mükafatla neticelendi. Anadolu prangalarından sökülüp kurtarıldı. Malazgirt Zaferi; İstanbul´un fethinin mutlak bir habercisi, Türkiye Cumhuriyetinin muhkem bir harcıdır. Aziz ecdadımız Sultan Alparslan 26 Ağustos 1071 Cuma günü zaferden önce giydiği beyaz elbiseyi kefeni görmüş; şehadeti de, muzaffer olmayı da bir saadet kabul etmişti. Malazgirt Zaferi askeri bir başarının çok ötesinde; imanın, öngörünün, aklın, sabrın, stratejik yönetim kudretinin, yüksek ülkülere bağlanışın, dahası vicdanın, insaniyetin, kaynaşma ve kucaklaşma hasletinin imrenilecek bir mahsulüdür. Şuurlu bir heyecanla, yılgınlıktan ve çılgınlıktan uzak bir kavrayış ve hazırlıkla, köklü, aynı zamanda dengeli ve istikrarlı bir büyüme hedefiyle Anadolu yurt tutulmuştur. Bu sayede Anadolu´ya yüzyıllar içinde serpilmiş ölü toprağı kaldırılmıştır. Maceracı olmayan atılganlık, gevşekliğe prim vermeyen kararlılık, adım adım gelişip genişleyen mücadeleci ruh sonucunda muzafferlik yeşermiş, nihai olarak Türk milletinin adını ve şanını cihana duyurmuştur. Milletimizin vatan vuslatıyla atalet ve acziyet son bulmuştur.”

´Döviz ve kur oyunları Bizans yöntemidir´

                Bu topraklara hakim olan Bizans-Grek-Ortodoks zihniyetinin Malazgirt Zaferi´yle birlikte yerini Türk-İslam kültürünün azamet ve ahlakına bıraktığını dile getiren Bahçeli, “İslam´ın savunma hattı bu şekilde tesis edilmiştir. Şehadet şuuru şeamet ve şedit korkaklığı put gibi devirmiştir. Malazgirt´te sadece vatan kazanmadık, bunun daha fazlası olarak Anadolu´da parlak bir istikbal, perçinlenmiş bir irade kazandık. Böylelikle Türk milleti hakkaniyetini, adaletini, temizliğini, mertliğini Anadolu´yu merkezine alarak ta Viyana´ya kadar gururla taşıdı. Sultan Alparslan´ın yenilmiş, yıkılmış ve utanç verici hallere düşmüş Romen Diyojen´e savaş sonrası gösterdiği muamele elbette asla hatır ve hafızalardan çıkmayacak bir asaletin özetidir. Türk milleti düşene vurmaz, aman dileyene el kaldırmaz. Çünkü bizim medeniyet müktesebatımızda zulüm yoktur, eziyet yoktur, işkence yoktur. Çünkü bizim tarihimizin hiçbir döneminde zorbalık, zorda kalana acımasızlık görülmüş, duyulmuş şey değildir. Ancak Bizans´ın kokuşmuş zihniyeti bütün bu insafsız ve insanlık dışı eylem ve niteliklere sahiptir. Malazgirt´le beraber Anadolu´nun kapıları Türk milletine ardına kadar açıldı. Bu topraklar vatan yapıldı, milli namusa teslim ve tevdi edildi. 1071´den sonra yeni yurdumuza yayılma ve yerleşme dönemi başladı. Anadolu´ya kök saldık, umut bağladık, milli ufkumuzun vizyonunu belirledik. Anadolu´yu istiklalimizin sancağı bildik. Kahraman şehitlerimiz; bu coğrafyada kalemiyle, kılıcıyla, duasıyla, direnciyle var olan aziz ecdadımız, bize sonsuza kadar emanetimizde yaşayacak bir vatan bıraktı. Vatan dedik, 947 yıldır nice badireleri göğüsledik. Bayrak dedik, 947 yıldır nice musibetleri ezdik. Ezan dedik, 947 yıldır nice saldırı ve suikastları birlik ve dayanışma azmiyle erittik. Sultan Alparslan ölmedi, biliniz ki yaşıyor, ahfadının aşkı ve adanmışlığıyla yine beyaz atına binerek manen aramızda dolaşıyor. Malazgirt´te ´Allah Allah´ nidalarıyla gökkubbeyi çınlatan yiğitler ölmedi, ruhları vatan yaptıkları bu toprakların üzerinde manevi muhafız olarak bekliyor. Buna karşılık Bizans da ölmedi, ne yaparsak yapalım tarihten silinmedi. Her seferinde, her fırsatta Bizans fitnesi ete kemiğe bürünüp 947 yıl önceki hezimetin rövanşını almak istiyor. Zaman geçse de, aktörler değişse de Bizans´ın kalıntıları, Bizans´ın varisleri Malazgirt´in intikamını almak için kuyruğa giriyorlar. Mazisi 947 yılı bulan mağlubiyeti hazmedemiyorlar. Bu nedenle komplo üstüne komplo tezgahlıyorlar. Asırlardır Türk ve İslam düşmanlarının emelleri bir ve benzerdir. Su uyusa da düşman hiç uyumuyor. Anadolu´nun fethiyle ezilen Bizans ruhu şimdilerde ülkeden ülkeye geçiyor, vücuttan vücuda girip kıtalar arası mekik dokuyor. Bugün Türk milleti, 947 yıl önceki zaferi kabullenemeyen, punduna getirip bedel ödememize çabalayan Türk düşmanları tarafından açıkça, alçakça hedef alınıyor. Terör örgütlerini kullanan namertlerin taktiği Bizans taktiğidir. Siyasi ve ekonomik operasyonları vahşice kurgulayanların ilham kaynağı Bizans tahrikidir. Döviz ve kur oyunları Bizans yöntemidir. 947 yıldır üzerimize geliyorlar. 947 yıldır Türk milletini Anadolu´dan çıkarmanın planını yapıyorlar. 26 Ağustos 1071´de vatan kurmuştuk, bundan 851 yıl sonra da, yani 26 Ağustos 1922´de Büyük Taarruz´la vatan kurtardık. 9,5 asırdır zulme, Haçlı operasyonlarına, barbar emperyalizme direniyor, dik duruyoruz. Üstün bir şevk ve cesaretle vatan mücadelesi veriyoruz. Şark Meselesiyle denediler, başaramadılar. 15 Temmuz´da da denediler, yine hüsrana uğradılar. Aslında Malazgirt´in hesabını görmek istiyorlar. Dün amaçlarına ulaşamadılar, Allah´ın izniyle yine ulaşamayacaklar. Bizans varsa, Malazgirt ruhu da vardır, hamd olsun ayaktadır. Vatanı her ne pahasına olursa olsun koruyacağız. Bir olursak, diri durursak, beraberliğimize sahip çıkarsak, kardeşliğimizi korkusuzca muhafaza edersek; hiçbir zalim, hiçbir hain, hiçbir Bizans artığı karşımıza çıkmaya cesaret bile edemeyecektir. Ne yapsalar boştur, ne etseler boşunadır; Anadolu´ya vurulan vatan mührünü sökmeye hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Malazgirt´te yendiklerimiz, İzmir´de denize döktüklerimiz tekrar hıyanete teşebbüs ederlerse, tekrar kalkışmaya ve işgale heveslenirlerse ´ya istiklal ya ölüm´ seçeneğini masaya koyup can feda olsun diyerek gereğini seve seve yapacağız. Malazgirt Zaferiyle doğduğumuz bu topraklarda, Büyük Taarruzla doğrulmayı başardık, sonsuza kadar da var olmaya ant içtik” dedi.

"İman küfrü, milliyetçilik istilayı, cesaret korkaklığı, sadakat sahtekarlığı, bağımsızlık esareti her devirde mahvetmiş, her zaman alt etmiştir” diyen Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Düşmandan kaçmayız, dövizden korkmayız. Bilmeyen varsa ikazen söyleyeyim; taarruz ruhu, taarruz tecrübesi Türk milletinin sinesinde hala kor gibi yanmakta, Malazgirt şuuru bayrak gibi dalgalanmaktadır. Bu itibarla Malazgirt´teki şanlı muzafferiyetin 947´nci yıldönümünde büyük hünkarımız Sultan Alparslan´ı rahmetle, minnetle yad ediyorum. Büyük Taarruz´un 96. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ü, Milli Mücadele kahramanlarımızı saygıyla, şükranla, rahmetle anıyorum. Kanlarıyla destan, inanmışlıklarıyla tarih yazarak bize vatan bırakan tüm şehitlerimize, elleri öpülesi ecdadımıza Cenab-ı Allah´tan rahmet diliyorum. Sözlerime son verirken hepinizi bir kez daha hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Ne Mutlu Türküm Diyene.”

´Malazgirt Muharebesi; Sultan Alparslan´ın kazandığı büyük bir zaferdir´

                TBMM Başkanı Binali Yıldırım ise 26 Ağustos´un kendileri için iki tane önemi olduğunu belirterek, “Birincisi Mustafa Kemal Atatürk´ün taarruz emrini verdiği gündür. Bundan daha da önemlisi 1071´de Cuma namazından sonra Sultan Alparslan savaşmak için ordusunun önüne geçtiğinde, ‘yenilirsem bu beyaz elbisem kefenim olsun´ diyerek aziz milletimizin ilelebet Anadolu´nun vatan edinmesine neden olan kahraman askerlerine selam olsun. Malazgirt Muharebesi; Sultan Alparslan´ın kazandığı büyük bir zaferdir. Bu zafer bize yeni bir istikbal kazandırmıştır. Osmanlının kıtalara açılmasının kapılarını bu topraklar açmıştır. 1071´de Malazgirt´te ‘Allah-u Ekber´ nidalarıyla buluşan bu topraklar, bin yıldır dünyaya hakkı ve hakikati haykırmıştır. Türk milleti, 26 Ağustos´ta kazandığı zaferle tarihin seyrini değiştirdi ve hakkı üstün kılmak için İslam´ın kılıcı olduğunu bütün dünyaya gösterdi” dedi.

                Binali Yıldırım, Türkiye Cumhuriyetinin büyük bir medeniyetin varisi olduğunu ifade ederek, “Bunu geliştirmek ve yaşatmak hepimizin sorumluluğundadır. Ümidini, yarınlarını bize bağlayan topluluklara mahcup olmayacağız, onları hayal kırıklığına uğratmayacağız inşallah. Bu necip milletimiz nice zorluklar atlattı, tarihe nice şanlı sayfalar ekledi. Kıtalara adaletle hükmetmiş bir cihan devletinin mirasçılarıyız. Biz et ve kemik gibi, et ve tırnak gibi bir ve beraberiz, birlikte Türkiye´yiz. Bizim aramızı bozmaya çalışanlar asla bunu başaramayacaklardır. Asırlardır bu topraklarda her renkten, her inançtan birlikte yaşadık. Bugün hiç kimse Türkiye´ye sadece burada yaşayan 81 milyonu görmüyor. Türkiye denilince kültürünün ve tarihinin arka planıyla geliyor. PKK, FETÖ, DEAŞ ile mücadelesini yürüttü. Ülkemizin kalkınması için projelerini üretmeye, vatandaşımızın yüzünü güldürmeye devam ettik. Terörü Türkiye´nin gündeminde çıkartacağız dedik, hamd olsun kararlılıkla bunu başardık. Projelerimizle Anadolu´yu yeniden kalkındırıyoruz. Ne ekonomik darbe girişimleri ne de 15 Temmuz darbe girişimleri sonuç vermeyecektir. Bütün bunların hepsi aziz milletimizin kararlığıyla boşa çıkacaktır inşallah. Türkiye, ekonomisi dışa açık yapısıyla kapsayıcı bir ivme ile yoluna devam ediyor. Hareketlere rağmen güçlü ekonomisiyle her türlü saldırılara rağmen hedeflerine yürümeye devam ediyor. Türkiye´yi tehdit etmeye kalkanlar, her zaman cevabını misliyle alır. Muhataplarımızın bir süredir sergiledikleri anlamsız tavırlarından en kısa zamanda vazgeçmeleri, yeni bir yaklaşım göstermelerini tavsiye ediyorum” diye konuştu.

75 bin kişiye hitap etti

                Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, kutlamalara gelen 75 bin dolayında vatandaşa hitap etti. Muş başta olmak üzere ülkenin dört bir yanından Malazgirt Ovası´na gelenlere selamlarını ileten Erdoğan, geride bırakılan Kurban Bayramı´nı da bir kez daha tebrik ettiğini söyledi. Hac farizasını yerine getirenlerin ibadetlerinin kabul olmasını dileyen Erdoğan, bayram sonu dönüş yoluna çıkan sürücülerin trafikte dikkatli olmalarını ve kurallara uymalarını istedi.

                Erdoğan, sabah bulunduğu Ahlat´ın tarihteki önemine dikkati çekerek, buradaki Selçuklu Meydan Kabristanı´nda dua ettiklerini anlattı. Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı alanında, şu anda resmi rakamlara göre 75 bin kişinin bir arada olduğunu bildiren Erdoğan, alanın daha da iyi olması için çalışmaların süreceğini söyledi. Çevre düzenlemesini selvilerle daha da geliştireceklerini anlatan Erdoğan, "Bu millete, bu gençliğe ne yakışırsa onu yapacağız." diye konuştu.

                Erdoğan, Malazgirt Meydan Muharebesi için otağın, 24 Ağustos 1071´de Ahlat´ta kurulduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oradan yolculuk 2 gün buraya ve 26 Ağustos´ta da Malazgirt Zaferi ile ilgili adımlar atıldı. Esasen Ahlat ve Malazgirt yanında Adilcevaz, Erciş, Van, Cavaş ve Tatvan ile bütün bu bölge, yani Van Gölü Havzası tarihimizin bize en kıymetli emanetlerindendir. Türk´ü ile, Kürt´ü ile, Arap´ı ile ve diğer kökenlerden insanlarıyla milletimizin özellikle teşekkülüne neden olan tüm farklı renklerinin, ahenginin, birliğinin, beraberliğinin sembolü olan bu bölgeyi her bakımdan korumalı, gözetmeliyiz.

´Ahlat´a cumhurbaşkanlığı köşkü´

                Sağ olsun Sayın Bahçeli, ziyaretinde 26 Ağustos´u konuşurken, Ahlat´ı değerlendirirken güzel bir hatırlatmada bulundu. Dediler ki ´Ahlat´a bir Cumhurbaşkanlığı Köşkü yakışır çünkü otağı Sultan Alparslan oraya kurdu, biz de varisleri olarak oraya böyle bir inşallah otağı kuralım.´ Bugün Vali ve Belediye Başkanımızla da görüştük. Onlar 1071 metrekare bir yer düşünmüşler. Dedik ki ´Olmaz.´ 1071 metrekare oturma alanı olur, bir de bunun çevre düzenlemesini yapacağız, en azından 5 dönüm. Belediye Başkanımız da coştu ve ´Biz bunu 10 dönüm yaparız.´ dedi. Şimdi, orada inşallah böyle bir otağı merkezini yapacağız. Selçuklu mimarisiyle inşallah çok kısa zamanda onu da bitirip artık geldiğimizde hem oraya uğrayacak, ondan sonra da Malazgirt´e geleceğiz. Bu bir işaret fişeğidir, inşallah sonu da hayırlı olur."

                Bu anlayışla Malazgirt Meydan Savaşı´nın yaşandığı bölgeyi Milli Park ilan ettiklerini anımsatan Erdoğan, bunun için düzenlemelere de başlandığını söyledi. Bu yıl Milli Park alanının ilk etabının hizmete girdiğini, parkın yeşillendirme çalışmalarıyla geliştirileceğini, gelecek yıla kadar kalan kısımların tamamlanacağını kaydeden Erdoğan, "Diğer bölgelerimizde tarihimizi, köklerimizi, ecdadımızı yaşatacak çalışmalara önem ve öncelik veriyoruz. Bu vesileyle Malazgirt Meydan Muharebesi Milli Parkı´nın ülkemize kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." dedi.

                Malazgirt Zaferi´nin 947. yıl dönümünü tebrik eden Erdoğan, "Bu kutlu zaferin milletimize ve coğrafyamızın dört bir yanındaki Türk kardeşlerimize bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Bizlere bu güzel yurdu vatan olarak bırakan Sultan Alparslan ve ordusundaki tüm kahramanlara, asırlar boyunca aynı yoldan giden nice gazilere ve şehitlere şükranlarımızı sunuyorum." diye konuştu.

´Bizim medeniyetimiz bir fetih medeniyetidir´

                Fethin, zulme karşı başkaldırının, toprakların ve toplumların adalet, hakkaniyet, iman ve cesaret mayasıyla harmanlanması anlamına geldiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunun için de bizim medeniyetimiz bir fetih medeniyetidir. En büyük fethimiz, gönüllerin fethidir. Gittiğimiz her yere, gönüllerden girdiğimiz içindir ki aradan kaç asır geçerse geçsin varlığımız, izimiz, hatırımız tüm canlılığıyla devam ediyor.

                Mekke´nin fethiyle başladığımız bu zaferler silsilesini Kudüs´te ve daha nice beldeyle ve nihayet Malazgirt´in giriş kapısı olduğu Anadolu ile sürdürdük. Malazgirt´te kazandığımız zafer, bizi Avrupa´nın ortalarına kadar giden yolu açmıştır. Bunun için Malazgirt demek, öncesine baktığımızda Mekke demektir, Kudüs demektir; sonrasına baktığımızda Bursa demektir, Edirne demektir, İstanbul, Rumeli, tüm Balkanlar demektir. Şayet, Malazgirt ruhunu unutursak ne öncemiz kalır ne sonramız. Biz, Malazgirt´te sadece bir zafer kazanmakla kalmadık. Biz Malazgirt´te aynı zamanda millet olduğumuzu hem de nasıl bir millet olduğumuzu cümle aleme ilan ettik. Malazgirt´i nasıl bir millet haline gelerek zafere dönüştürdüysek Haçlı Seferleri´nin de Moğol istilasının da dört bir yandan uğradığımız tüm saldırıların da üstesinden aynı hissiyatla geldik."








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: MALAZGİRT ZAFER COŞKUSU
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNDEN ÖRNEK ALINACAK ETKİNLİK
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNDEN ÖRNEK ALINACAK ETKİNLİK
Muş Alparslan Üniversitesi öğrencileri tarafından sosyal paylaşım alanında oluşturulan Grup49 adlı ekip Muş´ta örnek bir çalışmaya imza attı.
VALİ GÜNDÜZÖZ, ŞEHİT AİLELERİNİ YALNIZ BIRAKMIYOR
VALİ GÜNDÜZÖZ, ŞEHİT AİLELERİNİ YALNIZ BIRAKMIYOR
Muş Valisi Doç. Dr. İlker Gündüzöz ile eşi Uzm. Dr. Meşide Gündüzöz Hakkâri´deki patlamada şehit düşen Vartolu Topçu Er İbrahim Özkur´un doğum yapan eşini evinde ziyaret etti.
“EŞİMİN KATİLLERİ EN SONUNDA HAK ETTİĞİ YERİ BULDU”
“EŞİMİN KATİLLERİ EN SONUNDA HAK ETTİĞİ YERİ BULDU”
Şehit Binbaşı Arslan Kulaksız´ın eşi Sibel Kulaksız, Muş Valisi İlker Gündüzöz ve güvenlik güçlerini ziyaret etti.
HEM KURSİYERLERİNİN ORTAK AMACI, FARKINDALIK YARATMAK
HEM KURSİYERLERİNİN ORTAK AMACI, FARKINDALIK YARATMAK
Halk Eğitim kurslarındaki yoğunluklar dikkat çekiyor. Kurslardan faydalanan bayanlar bu şekilde hem boş zamanlarını değerlendiriyor, hem de el sanatları alanında kendilerini geliştirip, aile bütçelerine katkıda bulunabiliyorlar.
ÜNİVERSİTEDE ŞİİR DİNLETİSİ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ
ÜNİVERSİTEDE ŞİİR DİNLETİSİ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ
Muş Alparslan Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu ve Muş Şairler ve Yazarlar Derneği tarafından “Şiir Dinletisi” etkinliği düzenlendi.
ÖZEL ÖĞRENCİLERİN SAÇ KESİM VE BAKIMLARI YAPILDI
ÖZEL ÖĞRENCİLERİN SAÇ KESİM VE BAKIMLARI YAPILDI
Muş Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesindeki bir gurup gönüllü kuaför, Ali kuşçu Özel Eğitim Uygulama okulunda öğrenim gören kız ve erkek özel öğrencilerin saç kesim ve saç bakımlarını gerçekleştirdi.
BİŞKEK´TEKİ SEMPOZYUMDA GELENEKSEL SPOR OYUNLARININ GELİŞİMİ ELE ALINDI
BİŞKEK´TEKİ SEMPOZYUMDA GELENEKSEL SPOR OYUNLARININ GELİŞİMİ ELE ALINDI
Muş Alparslan Üniversitesinin akademik desteğiyle Kırgızistan´ın başkenti Bişkek´te düzenlenen “III. Uluslararası Türk Halklarının Geleneksel Spor Oyunları Sempozyumu” sona erdi
VALİ GÜNDÜZÖZ DOLANDIRICILARA KARŞI VATANDAŞLARI UYARDI
VALİ GÜNDÜZÖZ DOLANDIRICILARA KARŞI VATANDAŞLARI UYARDI
Muş Valisi İlker Gündüzöz, telefon dolandırıcılarına karşı vatandaşları uyardı.
SANCAKTEPE ŞEHİDİ MUŞ´A GETİRİLDİ
SANCAKTEPE ŞEHİDİ MUŞ´A GETİRİLDİ
İstanbul´un Sancaktepe ilçesinde, askeri helikopterin düşmesi sonucu şehit olan Piyade Uzman Çavuş Şahin Aslan´ın cenazesi, askeri uçakla Muş´a getirildi.
DOLAR
5.3611
EURO
6.0997
Muş Durumu

Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez…

Mevlana
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Hava Durumu