BARIŞAN´DAN YARIYIL DEĞERLENDİRMESİ
Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Muş Şube Başkanı Mahir Barışan, 2017-2018 eğitim-öğretim yılının birinci dönemini değerlendirdi
Tarih: 22.1.2018 14:20:37/ 83okunma / 0yorum

Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Mahir Barışan, TEOG'un kaldırılmasının, yükseköğrenime giriş sistemindeki değişikliğin gölgesi ve sarsıntısı altında günübirlik politikalar ve sürdürülebilir olmayan kararlar nedeniyle gerek eğitim-öğretim gerekse eğitim çalışanlarının olumsuz etkilendiğini belirtti. Yazılı bir açıklama yapan Barışan, “Alan değişikliği taleplerinin karşılanmaması, öğretmen performans değerlendirmesi, pilot uygulamasının oluşturduğu tedirginlik, yer değişikliği sürecinde yaşanan sorunlar, öğretmene karşı giderek artan şiddet gibi olumsuzluklar ne yazık ki eğitim-öğretim yılının ilk dönemine damgasını vurmuştur. Öğretmen açığı, erkek kamu görevlilerine dayatılan darbe ürünü kılık ve kıyafet yönetmeliği, yabancı dil pilot uygulaması, ortaöğretime geçişte yeni sürecin soru işaretleri içermesi gibi birçok konuda beklentileri karşılayan adımlar hâlâ atılmış değildir. Özetle, bir an önce yapılması gereken çok iş, çözüme kavuşturulmayı bekleyen onlarca sorun bulunmaktadır" dedi.

“GÜNÜBİRLİK POLİTİKALAR ÇÖZÜM DEĞİL, SORUN ÜRETMEKTEDİR”

"Bakanlığın birimlerinin, Millî Eğitim Bakanlığı'nın hedef, amaç, politika ve eylem noktasında birbiriyle uyumlu, birbirini tamamlayan, sebep-sonuç ilişkisini gözeten bir politika oluşturma ve uygulama becerisini gösteremiyor" diyen Barışan sözlerini şöyle sürdürdü, "Bugün gelinen noktada şunu gözlemlemekteyiz merkez teşkilatındaki birçok birim sahayı gözlemlemekte yetersiz kalmakta politikaların uygulanabilirliği açısından taşranın gerisinde kalmaktadır. Birileri ne der endişesiyle hareket etmekte bu da sağlıklı politika uygulamasını engellemektedir. Siyasetin dinamizmine ayak uyduramamakta, yaptığı hamle yeni bir çok hamleye kapı aralamaktadır. Bu nedenle, karar alma düzeyinde çok boyutlu ve sebep-sonuç analizini gözeten bir süreç işletilmelidir."

“EĞİTİMCİLERE YÖNELİK ŞİDDETE BAKANLIK SEYİRCİ KALMAMALIDIR”

Öğretmene şiddette de değinen Barışan, "Öğretmene şiddet, bugün okullarda yaygın bir sorun hâline gelmiştir. Maalesef bugün öğretmenler saldırılara karşı savunmasızdır. Eğitim kurumlarında güvenlik tedbirleri yeterince alınmamakta, tedbirsizlik o kadar normalleşmiş ki öğrenci çok kolay bir şekilde eline pompalı tüfek alıp okul müdürünü öldürebiliyor ve ne yazık ki bu durum bir aktörün veya aktrisin sözüm ona 'kaçamağı' kadar basında ve ülke gündeminde yer almıyor. Eğitim kurumlarındaki bütün sorumluluk. öğretmenlere ve yöneticilere bırakılmaktadır. Öğrenci ödül ve disiplin yönetmeliği yeniden düzenlenmeli, ağır ve caydırıcı yaptırımlar içermeli" dedi.

“EĞİTİM YÖNETİMİNDE KARİYER VE LİYAKAT ESASLI OLMALIDIR”

Eğitim kurumlarına yönetici görevlendirmede şimdiye kadar birçok yönetmelik yayınlanmasına rağmen özellikle mülakat ayağı sorunlara ve yoğun bir dava sürecine neden olduğunu belirten Başkan Mahir Barışan şunları kaydetti, "2004 tarihinden beri yönetici görevlendirmelerinde 8 tane yönetmelik yayınlanmıştır. Ve bunların hepsi de bireysel olarak ve sendikalar tarafından da davalara konu olmuştur. 'Eğitim Yönetiminde Liyakat ve Kariyer Sistemi' raporumuzda eğitim yöneticiliği kriterlerini detaylı bir şekilde ifade ettik. Eğer kurumlarımızda sağlıklı ve verimli bir yönetim ve işleyiş istiyorsak eğitim yöneticiliği 'ikinci görev' değil meslek olmalı, hizmet öncesi ve hizmet içinde müdürler değil 'eğitim liderleri' yetiştirilmeli, objektif ve adil bir seçme ve atama sistemi kurulmalıdır.

“MAĞDURLAR HAKLARINA KAVUŞTURULMALI, İTİBARLARI İADE EDİLMELİDİR”

Bylock ile ilgili kurulan kumpas nedeniyle söz konusu programı kullanmadığı anlaşılan, yaklaşık 15 aydır açıkta olduğu hâlde hakkında hiçbir işlem tesis edilmeyen ve hâlâ açıkta bekleyen, haksız yere ihraç edildiği hâlde yargı kararları ve teknik inceleme neticesinde masum olduğu ortaya çıkan kamu görevlileri ivedilikle adalet bekliyor. Bakanlık, bylock kullanmadığı teknik olarak ispat edilen kamu görevlilerinden KHK ile ihraç edilenler için acil iade sürecini başlatmalı, yeni gelişmeler ışığında hızlı değerlendirmeler yapmalı, mülki idare amirliklerince yapılan açığa alma işlemlerinin sona erdirilmesinde aktif rol üstlenmelidir. Kumpaslar neticesinde veya kişisel garezlerle haksız yere ihraç edilen veya açığa alınan kişilerin eski görev ve kadrolarına dönmelerini sağlamak adaletin gereğidir. Okullaşma ve Derslik sayısı ile Öğretmen istihdamı artmasına rağmen ihtiyacımızı karşılamamaktadır

Derslik sayımızın artmasıyla beraber ülkemiz genelindeki reel öğretmen ihtiyacı 120 bin civarındadır. İlimizde ise 2 bin civarında öğretmene ihtiyaç vardır. Okullaşma oranlarına baktığımızda 4-5 yaş grubunda ilimiz yüzde 50 olan Türkiye ortalamasının üstündedir. Ancak 14-17 yaş grubunda ise ilimiz Türkiye ortalaması olan yüzde 75'in altında olması orta öğretime katılımda sorunların devam ettiğini göstermektedir. Orta öğretimin zorunlu olmasından sonra okullaşma oranın yüzde 60 altında olan 5 ilden sadece birisiyiz orta öğretimde okullaşma oranı Türkiye genelinde yüzde 90 ilimizde ise bu oran yüzde 50 civarındadır. Cinsiyete göre okula erişim göz önüne alındığında ilimizdeki kız çocukların okullaşma oranında artış olduğu gözlemlenmektedir 2006 yılında kız çocuklarının okullaşma oranı yüzde 40 iken 2016 yılında bu oran yüzde 70 civarındadır. Bu artışın nedenine baktığımızda ilimizde yeni açılan kız imam hatip ve kız meslek liselerinin payı büyüktür. Bu durum velilerimizin hala karma eğitime mesafeli olduğunu göstermektedir. İlkokulda illere göre şube başına düşen öğrenci sayısı 2012'de ilimizde şube başına düşen öğrenci sayısı 22 iken bu oran 2016'da 17 civarına inmiştir. Ortaokulda şube başına düşen öğrenci sayısına baktığımızda 2012'de şube başına düşen öğrenci sayısı 33 iken 2016'da bu oran 27 civarındadır. Ortaöğretimde şube başına düşen öğrenci sayısı 2006'da 34 iken 2011'de 27'dir. 2016'da şube başına düşen öğrenci sayısı 16 civarındadır. Yıllara göre sayının azalmasının nedenlerine baktığımızda okullaşma oranının artması ve açık öğretime yönelim, oranın azalmasının nedenleridir. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısına baktığımızda ilimiz de ilkokulda 2012'de bir öğretmene 26 öğrenci düşerken 2016'da bir öğretmene 18 öğrenci düşmektedir. Ortaokullarda öğretmen başına düşen öğrenci sayısına baktığımızda 2012'de 23 iken 2016'da ise bir öğretmene düşen öğrenci sayısı 19'dur. Ortaöğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısına baktığımızda 2006'da 24 iken 2011'de 19, 2016'da ise 15'tir. Yıllara göre öğretmen başına düşen öğrenci sayılarında azalma olmasının nedeni ilimizdeki öğretmen istihdamının artması olarak gösterilebilir. Ancak bu oran diğer illere nazaran yüksektir. Eğitimdeki reformların kalıcı olmamasının nedeni, okullardaki birçok dersimizin boş geçmesi okullarımızdaki farklı istihdam biçimlerinin olmasındandır.

“İLİMİZ TAŞIMALI EĞİTİMDE HANGİ DURUMDADIR”

MEB özellikle nüfusu az ve dağınık olan yerlerde bulunan zorunlu eğitim yaşındaki öğrencileri merkezi okullara her gün taşıyarak bu öğrencilerin eğitim-öğretim faaliyetleri sürdürmesine çalışmaktadır. Taşımalı eğitim daha düşük bir maliyete sahip olduğundan tercih edilmektedir. Ancak birçok dezavantajları da mevcuttur. Bunlar uzun mesafe, okula ulaşım için çok fazla sürenin harcanması ders dışı aktivitelere az zaman ayrılması gibi dezavantajları da bulunmaktadır. Bunun yanı sıra kış mevsiminin sert geçmesi, erken kalkmalar, kahvaltı yapmama, sağlıksız beslenme gibi olumsuz durumlar da mevcuttur. İlkokul öğrencilerinin taşınmasında yüzde 5 ile Türkiye ortalamasının altındayız. Ortaokullarda ise yüzde 10-20 aralığındayız ve Türkiye ortalaması yüzde 10, 2'dir. Ortaöğretimde ise Türkiye ortalaması yüzde 10, 7 iken Muş yüzde 32 ile taşıma yapan iller arasında en yüksek dördüncü ildir. Eğitime erişim sorunu çözmek adına uygulanan taşımalı eğitim birçok sorunu beraberinde getirmektedir. İlkokuldaki küçük çocukların taşınması yerine bu öğrencilerin bulundukları yere öğretmenlerin taşınmasına öncelik verilmelidir. Çünkü taşımalı eğitimin neden olduğu sorunlar küçük çocukları daha derinden etkilemektedir.

“ÖĞRENCİ BAŞINA YAPILAN HARCAMA”

Nüfus yoğunluğunun az olduğu illerden biri olmasına rağmen öğrenci başına düşen harcama yüksek öğretim dahil Türkiye ortalamasının altındadır. Türkiye ortalaması 4 bin 907 TL iken ilimizde öğrenci başına düşen harcama 4 bin 500 civarındadır. Bu istatistiki veriye özel ders ve merdiven altı kurslara giden öğrencilerin yaptıkları harcamalar dahil değildir.

“FARKLI İSTİHDAM MODELLERİNDEN VAZGEÇİLMELİDİR”

Daha önce 2007'de ülke gündemine getirilen ve başarısızlığı tescillenen 2015 yılından itibaren tekrar ülke gündemine getirilen sözleşmeli öğretmenliğe ivedilikle son verilmelidir. Eğitim kurumlarında öğretmenler arasında farklı ücret ve istihdam biçimlerinden dolayı moral motivasyon olmadığı gibi çalışma barışı da kalmamıştır. Öğretmenlerimiz eşleri ve işleri arasında bir tercihe zorlanmamalı, bakanlık, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasından vazgeçmeli, atamaları kadrolu olarak yapmalıdır.

Kamu vicdanını yaralayan mülakatla öğretmen atama yöntemi sona erdirilmelidir. Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasıyla birlikte Türkiye'deki öğretmen istihdamı süreçlerine sözlü sınav aşaması da ilk kez dâhil edilmiştir. Mülakatın yapılma biçimi ve mülakat komisyonların yeterlilik düzeyi uygulandığı ilk günden itibaren tartışılmakta ve bu durum sürekli memnuniyetsizlik pompalamakta ve yan etkileri farklı alanlarda kendini göstermektedir. Üniversitelerimizin bünyesinde açılan bölümleri kazanan ve dört yıl boyunca aldığı eğitim sonucunda öğretmenlik yapabilir diplomasını alan eğitim fakültesi mezununu, yeterliliği tartışılan komisyonca iki dakikalık mülakata tabi tutup puan yükseltmek veya puan aşağı indirmek hakkaniyet duygusunu tahrip etmekte ve örselemektedir. Yapılacak atamalar merkezi sınavda aldığı puanla yapılmalı, daha sonra adaylık sürecindeki zaman diliminde atanan öğretmen adayımızın yeterliliği test edilmeli, güvenlik süreci işletilmeli.

“ÖĞRETMENİ AKTÖR OLARAK GÖRMEYEN PERFORMANS DEĞERLENDİRMESİ KABUL EDİLEMEZ”

Öğretmeni özne değil de nesne olarak gören veliye ve öğrenciye ölçtüren değerlendirme, eğitim öğretime katkı sunmaz. Performans sistemi motivasyon artırmak yerine öğretmeni de moralize eder öğrenci ve velinin nazarında değersizleştirir. Bu olumsuz ve sakat bakış açısı öğretmenin sınıfta akıttığı teri her durum ve şartta gösterdiği fedakarlığı basite indirgemektir. Öğretmenlik makamı ölçülme makamı değildir performans değerlendirme sistemi kaldırılmalı.

“İSTİHDAMDA ZORLUK ÇEKİLEN BÖLGELERDE CEZBEDİCİ YÖNTEMLER UYGULANMALIDIR”

Maalesef ilimiz istihdamda güçlük çekilen iller arasındadır. Bir öğretmenin ilimizde kalma süresi 1, 5 yıldır. Bu tür istihdam yerlerinde öğretmenin kalma yılına göre ücretlendirme yapılmalı teşvik uygulanmalı, TOKİ tarafından konutlar yapılmalı ve buralar cüzi fiyatlarla öğretmenlerin kullanımına sunulmalı, bölgede bulunan ve satışı gündemde bulunan lojmanların satışı durdurulmalı, mevcutlardan ihtiyaca cevap veremeyenlerin yerine modern, yaşanılabilir olanlar yapılmalı, ayrıca ulaşım yardımı yapılmalı. Yani buralar cazip hale getirilmeli. Araştırma yapılıp ilimizde 10 yıl ve üstü görev yapan ve doğum yeri Muş olmayan öğretmenlerimiz maaş, başarı ödülü vb ödüllerle ödüllendirilmeli.

“5. SINIFLARDA YABANCI DİL AĞIRLIKLI EĞİTİM HEVESLERE DEĞİL GERÇEKLERE DAYANMALIDIR”

Elimizdeki yabancı dil öğretmen kaynağı hesaplanmadan duygusal saiklerle başlatılan yabancı dil ağırlıklı öğretim maalesef ilimizde sağlıklı bir şekilde yürütülememektedir. Pilot olarak seçilen okullarımızın birçoğunda İngilizce öğretmenliğinden mezun olmayan formasyonu olmayan farklı branşlardaki ücretli öğretmenler görev yapmakta bu durum hem zaman hem de emek israfına neden olmaktadır. Öğrencilerimiz heva ve hevesin kurbanı edilmektedir. Yabancı dil öğretimi toptancı mantığı ile değil objektif kriterler ekseninde değerlendirilmeli 5. sınıflar yerine öğrenci farklılığını gözeten kısmi bir uygulama düşünülmelidir.

“ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SÜRECİNDE DOĞACAK PROBLEMLER ŞİMDİDEN ÖNGÖRÜLMELİDİR”

Bakanlık tarafından TEOG'un yerine getirilen yeni ortaöğretime geçiş sisteminde tüm öğrencileri merkezi olarak sınava sokan ve yerleştiren bir geçiş sistemi yerine bu yeni sistemde öğrencilerin sadece bir kısmının sınavla yerleştirilecek olması ve sınavın isteğe bağlı olması, sınav stresini azaltması yönüyle olumludur. Fen liseleri, sosyal bilimler ve proje okullarına ek olarak bazı Anadolu liseleri, meslek liseleri ve imam hatip liseleri de merkezi sınavla öğrenci almalıdır. Tez zamanda yarı proje konumunda olan okullarımızın tam kapasiteli proje okuluna dönüşmesi için yetkililer üzerine düşeni yapmalı. Ortaokullar düzeyinde de proje okulumuzun olması için çalışma başlatılmalı. Sınava dayalı sisteme göre yatırım programına alınan ve yapımı tamamlanan bir çok Anadolu Lisemizin pansiyonu da atıl duruma düşmüştür. Bu handikap görülmeli en azından yatırım programına alınan ve hali hazırda yapımına başlanmayan pansiyonların durumu gözden geçirilmeli. Son yıllarda yapılan bir çok kız ve erkek pansiyonlarımız bitişik yapılmakta karma eğitimin verimliliğinin tartışıldığı günümüzde hala bu tür planlamaların yapılıyor olması düşündürücüdür.

Coğrafi yapımız dikkate alınarak İlimizdeki sınavsız yerleştirmede çok iyi gözlem yapılmalı gereksiz yığılmalara fırsat verilmemeli, Sınavsız yerleştirme Merkezden değil de yerelden yapılmalı yerleştirilmeler için yerel imkânlar maksimize edilmeli. Zira hangi muhitte hangi okul türüne ne kadar talep olduğu önceden bilinmediği için, il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri söz konusu taleplere uygun bir arz oluşturmalıdır. Aksi hâlde, mevcut arz ile talep arasında büyük bir makas söz konusu olabilir. Sınavsız yerleştirme işlemi yapılacak okullara katı bir kontenjan/kapasite sınırlaması konulmamalıdır. Aksi hâlde, öğrencinin evinin en yakınındaki okula yerleşmeme ihtimali söz konusudur. Bundan dolayı, öğrencinin evinin en yakınındaki tercih ettiği okul türüne adrese dayalı olarak yerleşmesi esas olmalıdır. Kamu görevlilerine kılık-kıyafet dayatılmamalı, darbe ürünü yönetmelik kaldırılmalıdır. Erkek kamu görevlilerine hali hazırda uygulanan Kılık kıyafet dayatması sona ermeli, zaten bir çok yerde uygulanmayan erozyona uğrayan bu çağ dışı darbe ürünü bu uygulamaya son verilmelidir. Öğrencisine serbest kılık kıyafet uygulaması getiren bakanlık aynı uygulamayı Erkek kamu Çalışanından esirgememeli. Bakanlık eğitimin paydaşlarına kulak vermeli, birlikte çalışmayı öncelemelidir. Bakanlığın bütün birimlerinin, özellikle siyasi ve idari liderlerinin, sendikalar ve diğer sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere, eğitim alanındaki diğer paydaşlarla daha etkin bir iletişim ve iş birliği içerisinde olması yönünde irade kullanmaları uygun olacaktır. Bakanlığın bu şekilde davranması uyguladığı ve belirlediği politikaların isabet oranını arttıracaktır. İstişare her zaman hata oranını düşürür. Hem istişarede bereket vardır."








Kaynak:

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
MUŞ´TA İKİ ÇOCUKTAN BİRİ LİSEYE GİDEMİYOR
MUŞ´TA İKİ ÇOCUKTAN BİRİ LİSEYE GİDEMİYOR
Eğitim İzleme Raporu 2017-18, sayılarla eğitimde genel tabloyu gösterdi. Okullulaşma oranı lise düzeyinde yüzde 83,6. Bu oran, Muş´ta yüzde 51, Ağrı´da yüzde 53,5. Türkiye´de örgün eğitimde olması gerekirken açıköğretimde okuyan öğrenci sayısı 332 bin 956
UĞUR LİSESİNDEN KAN BAĞIŞI SEFERBERLİĞİ
UĞUR LİSESİNDEN KAN BAĞIŞI SEFERBERLİĞİ
Özel Muş Uğur Lisesi öğrencilerinin katılımıyla kan bağışı programı gerçekleşti. Düzenlenen kan bağışı programında Kızılay Genel Sorumlusu İsmail Çelik öğrenciler bilgilendirildi.
MŞÜ´DE ÜÇ YENİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI
MŞÜ´DE ÜÇ YENİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI
Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Bölgeye üç yeni yüksek lisans programı daha kazandırdı
BAKAN YARDIMCISI AKSU´DAN MUŞ BELEDİYESİ´NE ZİYARET
BAKAN YARDIMCISI AKSU´DAN MUŞ BELEDİYESİ´NE ZİYARET
Çeşitli temaslarla da bulunmak için Muş´a gelen Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, Muş Belediyesi´ni ziyaret etti
REKTÖR POLAT MŞÜ´DE DİJİTAL DÖNÜŞÜM VİZYONUNU ANLATTI
REKTÖR POLAT MŞÜ´DE DİJİTAL DÖNÜŞÜM VİZYONUNU ANLATTI
Rektör Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat: "Üniversitemizi Dijital Çağa Taşıma Noktasında En Büyük Güvencemiz Kaliteli Akademik ve İdari Personelimizdir."
MŞÜ PERSONELİNE BİLGİSAYAR EĞİTİMİ
MŞÜ PERSONELİNE BİLGİSAYAR EĞİTİMİ
Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Personeline Bilgisayar Ofis Programları Konusunda Eğitim veriliyor.
MŞÜ´nün minik laleleri robotik kodlama ve işaret dili eğitimi alıyor
MŞÜ´nün minik laleleri robotik kodlama ve işaret dili eğitimi alıyor
Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Minik Laleler Kreş ve Anaokulu (MİLA) öğrencileri ders programına eklenen iki yeni alanda eğitim almaya başladı.
UĞUR LİSESİNDEN ORGAN BAĞIŞINA DESTEK
UĞUR LİSESİNDEN ORGAN BAĞIŞINA DESTEK
Özel Muş Uğur Lisesi, Organ Bağışı Farkındalık Haftası etkinlikleri düzenlendi
İL GENELİNDE BEYAZ BAYRAK ALAN OKULLAR BELGELERİNİ ALDI
İL GENELİNDE BEYAZ BAYRAK ALAN OKULLAR BELGELERİNİ ALDI
Nusret Sarman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi toplantı salonunda, 2017-2018 eğitim öğretim yılının I. Döneminde “Beyaz Bayrak” almaya hak kazanan okullara Beyaz Bayrakları törenle verildi.
DOLAR
5.2810
EURO
6.0289
Muş Durumu

En büyük ibadet topluma hizmet etmetir…

Hacı Bektaşı Veli
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Hava Durumu