Bu İçeriği Paylaş
2 Ocak 2018 Salı

TAŞERONLUK VE MUŞ (3)

Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘Taşeronluk ve Muş (3)’ konusu ele aldı


Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘Taşeronluk ve Muş (3)’ konusunu ele alarak detaylı analizlerde bulundu. Taşeronlukla ilgili daha önce söylediklerini hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, STK’ların Muş ilindeki taşeron süreciyle alakalı sessiz kalmasını eleştirdi.

STK’ların alan bulması gereken yerlerde alan bulamaması da ayrıca endişe verici ve üzücü olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, “Geçen yazımda STK’ların pasif süreçleri üzerinde durmuş ve Muş ilinde faaliyet gösteren STK’ların etkisizliği üzerine uzun uzun yazmıştım. Bu etkisizliğin ise özellikle sosyo-politik ve sosyo-kültürel süreçlerde devam ettiğini ve devam etmesinden de korktuğumu, inşallah birilerinin sesimizi duyacağını ümit ederek yazıma son vermiştim. Bu yazımda ise yine aynı konu üzerinden devam etmek ve STK’ların Muş ilindeki taşeron süreciyle alakalı sessiz kalmasını eleştirisi üzerinde duracağım. Elbette bürokrasi kurumları kendi işlerini yerine getireceklerdir lakin bürokrasinin yer bulamadığı alanların hegemonik bağlamda STK’ların alan bulması gereken yerlerde alan bulamaması da ayrıca endişe verici ve üzücüdür” dedi.

“MUŞ İLİNDEKİ STK’LARIN BÜROKRASİ MERKEZLİ OLMASIDIR”

Maalesef Muş ilindeki STK’ların sahadaki yansımalarını daha çok popüler mevzularda görebilmekte olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bu popüler hususların süreç sonunda yok olması ile birlikte STK’ların da yok olması tesadüf değildir. Tarihsel süreçte hangi zamana aralıklarında STK’ların alana çıktığına hangi zaman aralıklarında da alandan çekildiğine bir göz atılırsa ne demek istediğim daha net anlaşılacaktır. İkinci olarak dikkat çekmek istediğim husus ise Muş ilindeki STK’ların bürokrasi merkezli olmasıdır. Yani esas kastım, siyasi sürece dahil olmak için STK’ların ayrı bir çaba içinde olduğuna dair kuşkumdur. Bu kuşku beni ister istemez üzmekte ve tedirgin etmektedir.

Çünkü gerçek böyle ise bunun manası STK’ların siyasi süreçten bağımsız hareket edemeyecekleridir. Hal böyle olunca sivil bağlamda atılacak adımların hiçbirinin atılmayacağı ve bürokrasi ne derse onun yapılacağına dair görüş belirginleşecektir. Böylece STK yöneticileri sırtlarını bürokrasiye dayayacak ve korkarım ki kesebilecekleri ahkâm sayılarında ciddi artışlar yaşanacaktır. Bunu önlemenin birincil yolu ise STK’ların siyasi olmasa dahi bürokratik süreçten uzak durmalarıdır. Sebebi ise oldukça basit, çünkü STK’lar halka ulaşmanın en önemli ayaklarından biri olduğu için özellikle seçim süreçlerinde siyasete angaje olabilmektedirler. Ama bir şehirdeki bürokrasiye tabi olan STK’ların şehir bürokrasisi mevcut olduğu müddetçe varlıklarını ikame ettirebilecekleri unutulmamalıdır.”

“PROBLEMLER İÇİN SİVİL ÇABAYI GÖSTERMEKTEN KAÇINMAMALIDIR”

Sivil toplumun önemine değinen Palabıyık, şunları söyledi: “O halde Muş ilindeki STK’ların, şehir bürokrasisinin boş bıraktığı alanlarda kendilerine yer aramaları ve bulmaları gerektiği kanımızı yenilememiz faydalı olacaktır. Günlük siyasi koşuşturmaların aksine yeni bir inşa sürecinin parçası olmak ve halkın talepleri doğrultusunda pratikler sergilemek başat yöneliş olmalıdır. Özellikle taşeron hususunun il STK’ları tarafından didik didik edilmesi gerekmekte ve yaşanabilecek problemler için sivil çabayı göstermekten kaçınmamalıdır. Süreçte nelerin, nasıl ilerlediğine dair bütün dedikodular yahut bilinmezlikler ancak bu şekilde çözülecektir.”

“ŞEFFAFLIK İLGİNÇTİR Kİ, BAZI KONULARDA NETLEŞEBİLİYOR”

“Muş küçük bir şehir, haberler çok kısa sürede yayılabiliyor” diye vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, “Temel sosyoloji ise toplumun kapalı görünmesine rağmen oldukça şeffaf olmasıdır. Ama bu şeffaflık ilginçtir ki, bazı konularda netleşebiliyor; diğer hususlarda ise hala önemli oranlarda muhafazakarlık mevcuttur. Muhafazakarlık ile kastım dindarlık değildir, dindar bir toplumda zaten ne dedikodu ne de başka bir fitne yansıması mevcut olacaktır. O halde bizlere düşen temel vazife şeffaf ve STK’sı güçlü bir toplum haline gelebilmektir, yoksa bahsettiğim bütün hususlar hastalık gibi hepimize bulaşabilir.”

 

 
Bu içerik 700 defa okundu.

* Bu işlemi gerçekleştirebilmek için Üye Girişi yapmanız gerekli!
Yorum Yazın
 
İlgili diğer içerikler
 
Günün Diger Manşetleri
120 BİN ÖĞRENCİ YARIYIL TATİLİNE ÇIKTI 120 BİN ÖĞRENCİ YARIYIL TATİLİNE ÇI.. Muş’ta, 2017-2018 eğitim öğretim yılı yarıyıl tatili münasebetiyle Merkez İmam H..
0 yorum EĞİTİM - 20.1.2018
KÖYLERDE KIŞ ÇİLESİ SÜRÜYOR KÖYLERDE KIŞ ÇİLESİ SÜRÜYOR.. Bu yıl kış aylarının normal geçtiği Muş'ta, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan ..
0 yorum YAŞAM - 20.1.2018
KÖYLERDE ATLI KIZAKLA HAYVANLARINA BAKIYORLAR KÖYLERDE ATLI KIZAKLA HAYVANLARINA .. Varto İlçesinde besiciler, atlı kızakla hem hayvanlarına yem götürüyor hem de kö..
0 yorum GÜNCEL - 20.1.2018
Üye Bilgi