Bu İçeriği Paylaş
18 Aralık 2017 Pazartesi

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI DEĞERLENDİRMELERİ (1)

15 Temmuz sürecini, Referandum, Kuzey Irak, FETÖ-PKK ilişkileri, Kudüs, Muş’un sorunları, Reza Zarrab Olayı ve çeşitli konuları detaylı bir şekilde analiz eden Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Pala


15 Temmuz sürecini, Referandum, Kuzey Irak, FETÖ-PKK ilişkileri, Kudüs, Muş’un sorunları, Reza Zarrab Olayı ve çeşitli konuları detaylı bir şekilde analiz eden Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘İslam İşbirliği Teşkilatı Değerlendirmeleri (1)’ konusu ele aldı

Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘İslam İşbirliği Teşkilatı Değerlendirmeleri (1)’ konusunu ele alarak detaylı analizlerde bulundu. 13 Aralık tarihinde düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı’nda alınan kararlardan sonra, mevcut durumun eskisi gibi olmayacağı açıkça ilan edildiğini belirten Palabıyık, “Bu ilan, bir yandan İslam dünyasına önemli bir destek sağlarken, diğer taraftan bütün Müslümanları birçok açıdan daha da huzurlu hale getirdi çünkü söylenilen ile yapılanların birbirini izlemesi, aynı zamanda muhalefete de bir cevap niteliği taşıyordu. Sn Cumhurbaşkanının liderlik ettiği dönemde, Teşkilat’ın böyle bir karar almış olması ve Kudüs için seferberlik çağrısı oldukça önemlidir ve izah edilmelidir. İzah edilmelidir ki, İslam dünyası bir daha yeni bir ayrışmanın içine dahil olmasın…” dedi.

“TÜRKİYE’SİZ PLANLARIN İŞLEVSEL OLMAYACAĞINI DA BİLMELİDİRLER”

“Esas sorunun, Trump’ın, Suudiler ile yaptığı anlaşmalardan kaynaklandığını birçoğumuz artık biliyoruz” diye ifade eden Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Lakin bu durum, bir şeylerin yeniden düzenlenmesine ve kararların yeniden alınmasına sebep olduğu anlamına da geliyor. Yeni bir düzen içinde Türkiye’yi görmek istemeyenler, Türkiye’siz planların işlevsel olmayacağını da bilmelidirler, özellikle İslam Teşkilatı’nın birincil görevi bu olmuştur. Bunun bir boyutunun Suriye ile ilişkili olduğu, bir boyutunun Mısır ile ilişkili olduğu ve diğer bir boyutunun da Türkiye’nin dış politikasının tamamı ile ilişkili olduğu açıktır. Bütün bunları bir araya topladığımızda, ABD’nin kendi başına almış olduğu bu kararın sonuçlarının daha net anlaşılacağını kolaylıkla anlayabiliriz. Şurası açık ki, Trump, Suriye meselesinde hala ABD eski başkanı Obama’nın ekibi ile hareket ediyor. Suriye meselesi için yeni bir ekip oluşturma zahmetinde bulunmayan Trump, Obama’nın ekibi ne derse, denileni kabul etmiş görünmektedir.

Kanımca, Suriye meselesinde yaşadığımız problemin kökeninde de bu yatmaktadır. Obama’nın ekibinden gelen dosyalarla birlikte karar mekanizmasını harekete geçiren Trump, aldığı kararlar ile çözüme katkı sağladığını düşünmekte ve böylece ABD’nin gücünün, Suriye’de ortaya çıkacağına inanmış görünmektedir. Bu yanlışın farkına ne zaman varır bilinmez ama Türkiye’nin, Trump’ın yaptıklarını bekleyecek zamanı yoktur. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın gördüğü en önemli tehlikenin Suriye meselesi olduğu açık ama bu sorunun farklı noktalar üzerinden devam ettirilmeye çalışılmasını da kabul etmeyecektir.

Suriye’den sonra yeni oyunun İran üzerinden devam ettirilmeye çalışıldığını da bilen Sayın Erdoğan, Kudüs meselesinde artık dur demenin vaktinin geldiğinin farkına varmıştır. Esas olarak bizim söylemeye çalıştığımız husus şudur, Sayın Cumhurbaşkanımız, Kudüs meselesinden önce, ABD’nin yapmaya çalıştıklarının farkına varmıştır ve süreci, öncesiyle birlikte yorumlayarak kararları almıştır. Bu açıdan bizlerin de Kudüs meselesine gelmeden, öncesini bilmemizde fayda olduğu görüşümü yineliyorum.”

“KUDÜS MESELESİNDE BİRKAÇ GELİŞME SIRALAYABİLİRİZ”

Kudüs meselesinin öncesinde ne olduğuna kısa bir göz atmak gerektiğinde birkaç gelişmenin öne çıkabileceğini kaydeden Palabıyık, şunları söyledi: “Bunların ilki, ABD’nin Suudi Arabistan ziyaretiyle başlayan ve Mısırla devam eden görüşmelerini ilk sıraya almalıyız. Kaybettiklerini Ortadoğu’dan çıkaracağını en başta ifade eden Trump, silah satışlarıyla zararını büyü oranda telafi etmiştir.

Suudilerin, ılımlı İslam projesine bakış açılarının bir anda değişmesi ve ülkenin geneline bu yönde bir uyanış getirilmesi, ABD’nin etkisi sonuçlarında hayat bulmuştur. Sonrasında Trump’ın Mısır ile ilgili duruşunun netleşmesi ve Sisi ile Beyaz Saray’da yapılan görüşme, alınan ve alınacak kararların uygulanması için adeta yeni fırsatlar da doğurmuştur. Trump’ın İran düşmanlığı ile birlikte, Suudileri İslam dünyasının lideri olarak takdim etmesi ve İran ile anlaşmalarını tek taraflı olarak fes etmesi de yine bu gelişmelerin sonucudur. İran’ın, Türkiye ile birlikte hareket ediyor görünmesi ve Rusya ile ikili ilişkilerin yolunda gitmesi, hem batı ülkelerini hem de ABD’yi memnun etmemiştir, etmeyeceği de açıktır. (Yarın devam edeceğiz)…

 
Bu içerik 838 defa okundu.

* Bu işlemi gerçekleştirebilmek için Üye Girişi yapmanız gerekli!
Yorum Yazın
 
İlgili diğer içerikler
 
Günün Diger Manşetleri
KÖYLERE HİZMET GÖTÜRME BİRLİK SEÇİMİ YAPILDI KÖYLERE HİZMET GÖTÜRME BİRLİK SEÇİM.. Muş Valiliği 2018 yılı Köylere Hizmet Götürme Birliği (KHGB) Seçimi yapıldı. 95 ..
0 yorum GÜNCEL - 20.4.2018
MUKYAD BAŞKANI REMZİ ÖZÜN: ERKEN SEÇİM ÜLKEMİZE KAZANIM OLSUN MUKYAD BAŞKANI REMZİ ÖZÜN: ERKEN SE.. Türkiye’ye sürekli eğitim ve sağlık alanlarında yatırımlar yapan Muş Kültür ve Y..
0 yorum GÜNCEL - 20.4.2018
ECZANELER ECZANELER.. Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Ü..
0 yorum GÜNCEL - 20.4.2018
Üye Bilgi