Bu İçeriği Paylaş
6 Nisan 2018 Cuma

TEFECİLİK VE MUŞ (8)

Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘Tefecilik ve Muş (8)’ konusunu ele aldı


Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘Tefecilik ve Muş (8)’ konusunu ele alarak değerlendirmelerde bulundu.

“Tefecilik ile alakalı son yazımı, önceki yazılarımın anlaşıldığı ve tefeciliğin Muş iline ve halkına zarar verdiğini Muş halkının anlamış olması gerektiğini düşünerek yazıyorum” diye ifade eden Palabıyık, “Çünkü gerçekten dindar ve muhafazakâr bir toplum niteliğine sahip olan Muş halkının, hem dinimize hem de toplumsal değerlerimize aykırı olan tutumları benimsememesi gerektiğine dair olan inancımı korumaktayım. Muş toplumu üzerine sahip olduğum gözlemler ve yaptığım bazı alan çalışmaları bu kanaatimi de destekler niteliktedir. O halde, bu içtenlikle son yazımı rahatlıkla yazabilirim” dedi.

“YAZILARIMI OKUYAN ESNAFLARIN, TEFECİLİK İLE ALAKASI OLDUKÇA SAMİMİYDİ”

Kendisine gelen eleştirilere yönelik açıklamalarda bulunarak teşekkür eden Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önceki yazılarımda özellikle kredi ve pos kavramları üzerinden tefecilik pratiklerini açıklamıştım. İşin bir de kırsal kesim boyutu olduğunu ve kent içinde de özellikle esnafların korunması gerektiğini ifade etmiştim. Sağ olsunlar, yazılarımı okuyan esnafların, konu (tefecilik) ile alakası oldukça samimiydi. Yazılarımı beğenerek okuduklarını ifade edenlerin yanında, gerekli tedbirleri dile getirdiğimi söyleyenler de hayli çoğunlukta. Anladığım kadarıyla, birçok kesim bu durumdan bıktırılmış vaziyetteler. Hemen herkesin, tefecilik ile alakalı olarak duydukları birçok şey var, işte sebeple yazdıklarımı önemsiyorlar ve devamını arzu ediyorlar.”

“KİMLERİN, NEREDE, NELER KONUŞTUĞUNU BİLEMEYİZ”

Tüm okuyuculara teşekkür eden Palabıyık, “Biz de hepsine teşekkür ederek başlayalım sözlerimize; Muş ile alakalı yazdıklarım konusunda elbette rahatsız olan kesinler vardır fakat yazdıklarımızdan bir pay çıkaramayınca, seslerini de pek yükseltemiyorlar. Sitemler çok yerel ve bayağı, olsun, en azından bu tepkileri almak da takip edildiğimin işaret olarak yorumlanabilir. Tefecilik de işte böyle bir mevzudur. Kimlerin, nerede, neler konuştuğunu bilemeyiz ama elbette Allah, doğru söyleyen ile beraberdir. Bizler, tefeciliğin yanlış olduğunu, devam etmemesi gerektiğini, bürokrasice takip edilmesini ve mümkünse bitirilmesini arzu ediyoruz. Fakat bir akademisyen olarak elimizden şimdilik yazmaktan başka bir şey de gelmiyor.

Bazen keşke daha fazlası gelse diye hayıflanıyoruz ama elbette Allah, insanlara verdiği makam ile onları imtihan edecektir. Her makam sahibi üzerine düşeni tam olarak yaparsa, inanın bunları konuşmak bile beyhude olacaktır. Bunun için de her zaman ifade ettiğimiz gibi, okuyan bir neslin evlatları olduğumuzu unutmamak ve okumaya devam etmek zorunludur, elzemdir. Okudukça sorgularız, rahatsız ederiz, talep ederiz ve gerçeklerin anlaşılmasına katkı sağlarız. Eğer, Muş ilinde bir vatandaş olarak yaşıyorsak, vergimizi verip hizmet bekliyorsak, bu beklentiyi ancak okumak ile tamamlayabiliriz. Çevremizde olan bitene de ancak bu şekilde göz yummayabiliriz. Okuyan nesil, sorunları çözen nesil olacaktır ama okumadığımız müddetçe, ne tefecilikten ne de bir veba özelliğine sahip olan diğer olumsuzluklardan maalesef kurtulamayacağız” ifadelerini kullandı.

“MUŞ HALKINA SÜLÜK GİBİ YAPIŞAN DİĞERLERİ İÇİN DE GEÇERLİ OLACAKTIR”

Palabıyık, son olarak şunları söyledi: “En basitinden, eczaneler ile alakalı yazıma cevap veren bir vatandaş, şu ifadeyi kulanmış: “Hastaneye ulaşan hasta, hangi imkânlarla hastaneye ulaşmışsa nöbetçi eczaneye de o imkânla kolaylıkla ulaşabilir”. El insaf… Hastaneye ambulans ile gelen vatandaş ilaç almaya da ambulans ile mi gitsin? Heyhat… Zaten Muş ilinin sosyo-ekonomik düzeyinden haberdar olan biri, bu cümleleri yazmazdı, yazamazdı ama gelin görün ki, Muş ilinden haberdar olmayan bireyler, kurumsal kimlik adına böyle cümleler de kullanabiliyor. İşte bu yüzden, Muşlu gençlere önemli çağrımdır; kendinizi iyi yetiştirmenin yolu ancak okumaktan geçer. Alacağınız eğitim ve kazanacağınız tecrübe inşallah sizlere, yukarıda kurulan cümleyi kurmayı nasip etmez. En azından kurumsal yapılarda görev alınacaksa, bilinçli ve gayretli bir gençlik ile alınacak ve sorunların çözümü için gayret gösterilecektir. Aynı gayret, tefecilik gibi Muş halkına sülük gibi yapışan diğerleri için de geçerli olacaktır. Vesselam…”

 
Bu içerik 416 defa okundu.

* Bu işlemi gerçekleştirebilmek için Üye Girişi yapmanız gerekli!
Yorum Yazın
 
İlgili diğer içerikler
 
Günün Diger Manşetleri
KÖYLERE HİZMET GÖTÜRME BİRLİK SEÇİMİ YAPILDI KÖYLERE HİZMET GÖTÜRME BİRLİK SEÇİM.. Muş Valiliği 2018 yılı Köylere Hizmet Götürme Birliği (KHGB) Seçimi yapıldı. 95 ..
0 yorum GÜNCEL - 20.4.2018
MUKYAD BAŞKANI REMZİ ÖZÜN: ERKEN SEÇİM ÜLKEMİZE KAZANIM OLSUN MUKYAD BAŞKANI REMZİ ÖZÜN: ERKEN SE.. Türkiye’ye sürekli eğitim ve sağlık alanlarında yatırımlar yapan Muş Kültür ve Y..
0 yorum GÜNCEL - 20.4.2018
ECZANELER ECZANELER.. Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Ü..
0 yorum GÜNCEL - 20.4.2018
Üye Bilgi